(1086 S. K. m. 288, 293)
Dava: Dava dilekçesinde 100 Alman Markı ve 20.000.000 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte havali taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü (100 Alman Markın alacağın kabulü, 20.000.000-TL talebin reddi) cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada 100 Alman Markı ve 20.000.000 lira alacağın tahsili istenilmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki hısımlık bağı nedeniyle senetle ispat hususu zorunlu görülmeyerek dinlenen davacı tanıklarının beyanı doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmü davalı taraf temyiz etmektedir.
HUMK'nun 293/1. maddedeki hususlar sınırlı olarak sayılmış olup, genişletilemez. Bir başka anlatımla, sözü edilen 293/1. maddede sayılı olmayan hısımlar (akrabalar) arasındaki hukuki işlemler tanıkla ispat edilemez.
Davalı, davacının eniştesi olduğuna göre davacı taraf HUMK. 293/1 hükmünden faydalanamaz. Ödendiği iddia edilen paranın miktarına ve anılan yasanın 288. maddesi hükmüne göre olayda tanık dinlenilmesine cevaz yoktur.
Taraflardan delilleri sorulmak ve gerekirse yemin teklif edilmek suretiyle hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmek gerekirken yazılı gerekçeyle ve tanık beyanlarına dayanılarak davanın kabulü usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.06.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy