(6570 S. K. m. 11, 1) (1086 S. K. m. 8)
Dava: Dava dilekçesinde kira parasının 1.1.2001 gününden başlayarak aylık 432.100.000 lira olarak tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dilekçesinde 1.1.2001 tarihinden itibaren aylık kira parasının 432.100.000 lira olarak tespit edilmesini talep ve dava etmiş, mahkemece; hak ve nesafet kurallarına göre (davacının da talebi dikkate alınarak) karar verilmiştir.
Hükmü davalı vekili temyiz etmektedir.
Taraflar arasında imzalanan 1.1.2000 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesinde dava konusu mecurun arazi, malzeme stok sahası olarak kiraya verildiği anlaşılmaktadır.
6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları hakkındaki Kanunun 1.maddesine göre; arsa olarak kiralanan (musakkaf olmayan) yerler bu kanun kapsamına girmemektedir.
Ancak, dava konusu taşınmazın musakkaf olup olmadığı dosya kapsamından net olarak anlaşılamamaktadır. Bu nedenle mahkemece, dava konusu yerde yeniden keşif yapılmak suretiyle taşınmazın musakkaf olup olmadığının tespit edilmesi gerekir.
Dava konusu taşınmazın musakkaf olduğu ve 6570 sayılı Kanun kapsamına girdiğinin anlaşılması halinde mahkemece 4531 sayılı Kanun uyarınca %10 oranında artırılmak suretiyle kira parası tespit edilmelidir.
Aksi halde, kiralanan taşınmazın musakkaf olmadığı anlaşılır ise, o takdirde taraflar arasındaki kira ilişkisinin Borçlar Kanunu hükümlerine tabi olduğu, kural olarak sözleşmede öngörülen süre sonunda kira akdinin sona erdiği kabul edilmelidir.
Bu halde de Hukuk Genel Kurulunun 13.5.1994 tarih ve 1994/3-174- 1994/336 sayılı kararında ifade edildiği üzere dava, HUMK'nun 8.maddesinde anılan kira sözleşmesine dayanan bir kira tespiti davası olarak nitelendirilemez. Bu itibarla dava değeri dikkate alınarak Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekir.
Yukarıda açıklanan hususlar üzerinde araştırma yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.02.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy