(4721 S. K. m. 175, 176/4)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dilekçesi ile müvekkilinin Çal Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.05.1999 tarih ve 1999/44 karar sayılı ilamı ile boşandığını ve karar ile davalı kadın için 50.000.000 lira yoksulluk, çocuklardan her biri içinde 50.000.000 lira iştirak nafakasına hükmedildiğini; ancak, mahkeme kararından sonra müvekkilinin işlerinin bozulduğunu, yaklaşık bir yıldır maddi sıkıntı içerisine girdiğini iddia ederek, yoksulluk nafakasının kaldırılmasını veya aylık 20.000.000 liraya indirilmesini, iştirak nafakasının da aylık 30.000.000 liraya indirilmesini talep ve dava etmiştir.
Karşılık dava ise; aylık 50.000.000 lira olan yoksulluk nafakasının 100.000.000 liraya, çocukların her biri için aylık 50.000.000 lira olan iştirak nafakasının da 100.000.000 liraya çıkartılması istenilmiştir.
Mahkemece, davalının ve çocukların nafakalarının kaldırılmasını yada indirilmesini gerektiren haklı bir neden görülmediğinden davacının davasının reddine, karşılık davanın ise; kısmen kabulü ile, kadın için aylık 50.000.000 lira yoksulluk nafakasının 60.000.000 liraya, tarafların müşterek çocukları küçük Fatih ve Yavuz için belirlenen aylık 50'şer milyon lira iştirak nafakasının da 70'şer milyon liraya çıkartılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, şiddetli geçimsizliğe dayalı boşanma davasında; davalı kadının nafaka talebinin kabulü halinde boşanmaya razı olduğunu beyan etmesi üzerine, kendisine aylık 50.000.000 lira yoksulluk nafakası bağlanmış olmasına; kadının halen Vergi Dairesinde memur olup, aylık 286.000.000 lira geliri olduğu ve aldığı nafakayla birlikte yoksulluk sınırının üstünde bulunduğunun anlaşılmasına göre; şartları oluşmayan yoksulluk nafakasının artırılması talebinin reddi gerekirken kısmen kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.07.2002 gününde oybirliğiy ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy