(1086 S. K. m. 428)
Dava: Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir.
Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davada, davacının kadimden beri bahçesini suladığı sulama suyuna yapılan müdahalenin önlenmesi talep edilmiştir.
Mahkemece, (davacının kadimden beri yararlanma hakkının bulunduğu ispatlanamadığından bahisle) davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu suyun genel sulardan olduğu anlaşılmaktadır. Genel sulardan herkesin kadim yada öncelikli kullanım hakları engellenmemek koşulu ile faydalı ihtiyacı oranında yararlanma hakkı vardır. Genel sulardan yararlanmada kadim intifa ve faydalanma biçimi değiştirilemez.
Bir kısım tanık beyanlarına göre davacının yıllardır bu suyu kullandığı belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; suların en az olduğu bir dönemde yeniden keşif yapılarak dava konusu suyun debisi ve tarafların su ihtiyacı (eğer yararlandıkları başka sular varsa bunlarda dikkate alınarak) saptanmalıdır. Eğer davalıların ihtiyacından fazla su kalırsa, bu sudan davacının da yararlanmasının sağlanması yönünde karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile sudan davacıyı tamamen mahrum bırakacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.07.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy