(4721 S. K. m. 176)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı 15.1.2002 havale tarihli dilekçesi ile en son olarak (5.1.2001 tarihinde) açtığı yoksulluk ve iştirak nafakasının artırımı davası sonucunda aylık nafakanın kendisi için 85.000.000 liraya, küçük çocuğu için ise 95.000.000 liraya çıkartıldığını, aradan geçen zaman içerisinde ihtiyaçlarının arttığını ve paranın satın alma gücünün düştüğünü ileri sürerek kendisi için aylık nafakanın 150.000.000 liraya, küçük çocuğu için de 175.000.000 liraya çıkartılmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı tarafından daha önce açılan artırıma ilişkin davanın 14.3.2002 tarihinde kesinleştiği, bu davanın ise önceki dava kesinleşmeden 15.1.2002 tarihinde açıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Her dava açıldığı tarihe göre değerlendirilir. Önceki artırım davasının kesinleşmemiş olması yeni dava açılmasına engel hal değildir. Önceki dava 5.1.2001 tarihinde açılmış, aradan 1 yıl süre geçtikten sonra iş bu dava açılmıştır. Bu süre içinde koşulların değiştiği açıktır. Tarafların iddia ve savunmaları araştırılıp uygun bir miktarda artırım yapılarak aylık nafaka miktarının belirlenmesi gerekirken önceki davanın kesinleşmemiş olmasından bahisle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 16.9.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy