(818 S. K. m. 66) (1086 S. K. m. 193)
Dava dilekçesinde 230.000.000 liranın alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde müvekkili olan davacının hastahanede tedavi gördüğü sırada kol saati ve parasını oğlu Nuh B.'a teslim ettiğini, onun da diğer oğlu Ahmet B. dava konusu şeyleri teslim ettiğini, ancak davalı (oğlu) Ahmet'in kendisine iade etmediğini bildirerek, para ve saatin değeri olan 230.000.000 liranın dava tarihinden yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece davacının BK.nun 66. maddeye göre olayın öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde dava açmadığı ve davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davalının 2.duruşmada zamanaşımı defini ileri sürdüğü, davacının esasa cevap süresinden sonra ileri sürülen zaman aşımı def'i nedeniyle savunmanın genişletilmesine muvafakat etmediği anlaşılmaktadır.
Ayrıca davada taraflar baba-oğul olup, HUMK. nun 193/1 maddesi hükmüne göre aralarında yazılı sözleşme de olmadığından tanık dinlenmesi mümkündür.
Bu durumda mahkemece zamanında ileri sürülmeyen zamanaşımı definin reddi ile davanın esası hakkında iddia ve savunma çerçevesinde (deliller toplanarak) bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 12.02.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy