(4721 S. K. m. 683, 756) (1086 S. K. m. 73, 237)
Dava: Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davada, davacı DSİ tarafından davalıların Garzan Çayına ve sulama regülatörüne yapılan müdahalenin önlenmesi ve sulama regülatörüne ait sökülmüş parçaların iadesi talep edilmektedir.
Mahkemece; (Beşiri Sulh Hukuk Mahkemesinin 2000/56 E. 2001/19 K. sayılı ilamın tarafları ve konusu aynı olduğundan ve kesin hüküm niteliğini taşıdığından bahisle) davanın reddine karar verilmiştir.
Beşiri Sulh Hukuk Mahkemesinin 2000/56 E. 2001/19 K. sayılı dosyasında davacıların Mehmet Bavli-Kenan Bavli, davalının ise Garzan Kozluk Sulama Birliği Başkanlığı olduğu ve davada davalının Garzan Çayına yaptığı müdahalenin önlenmesi talep edilmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ve hüküm temyiz edilmeden kesinleştikten sonra Adalet Bakanlığı tarafından Kanun yararına temyiz edilmesi üzerine dosya 3. HD. ne gönderilmiş ve 3 HD. nin 26.3.2002 tarih, 2002/1711-2915 sayılı kararı ile mahkeme ilamının bozulmasına karar verilmiştir.
HUMK. nun 237/2 maddesine göre maddi anlamda kesin hükümden bahsedebilmek için birinci dava ile ikinci davanın 1- konusunun, 2- dava sebebinin, 3- taraflarının aynı olması gerekir.
Birinci davada davanın konusunun Garzan Çayına yapılan müdahalenin önlenmesi, bu davada da sulama regülatörüne ve Garzan Çayına yapılan müdahalenin önlenmesi talep edilmiştir.
Her iki dava yönünden de taraf birliği koşulu gerçekleşmemiştir. Taraf, dava ilişkisinde karşılıklı olarak yer alan kişilerdir. Bu davanın davalıları, Beşiri Sulh Hukuk Mahkemesinin dosyasında davacı sıfatıyla yer almış, önceki davanın davalısı ise bu dosyada taraf sıfatını kazanmamıştır. Bu davanın davacısı DSİ. de, 1.davada taraf sıfatını kazanmamıştır.
O halde, açıklanan bu hususlar nedeniyle, olayda kesin hükümden söz etme olanağı bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy