(743 S. K. m. 679)
Dava: Davacı Düzyol Köyü Muhtarlığı ile davalı Erenli Belediyesi Başkanlığı aralarındaki suya elatmanın önlenilmesi davasına dair Malatya 3. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 17.7.2001 günlü ve 1999/852- 2001/367 sayılı hükmün Onanması hakkında dairece verilen 30.10.2001 günlü ve 8883- 9659 sayılı ilama karşı davacı ve davaya katılan DSİ Genel Müdürlüğü tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Hükme dayanak yapılan bilirkişi Ziraat Mühendesi Çetin E.'in 19.3.2001 tarihli raporunda, davalı Örenli Köyünün Çolaklı deresini Memikhan Deresine bağlaması halinde, bu uygulamanın davacı köyün sulama suyuna etkisi olmayacağı, kalan suyun davacı köyün ihtiyacına yeteceği, ancak Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılan barajı etkileyeceği açıklanmış, mahkemece bilirkişinin bu beyanı esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafından açılmaya başlanan kanalın henüz faaliyete geçmediği anlaşılmaktadır.
Hükümde yapılmakta olan Kapkaya barajının henüz %18'inin tamamlandığı ve en erken 2004 yılında faaliyete geçeceğinden söz edilerek müdahil Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün de talebinin reddine karar verilmiştir.
Hüküm anılan bilirkişinin 19.3.2001 tarihli raporunda yer alan "... Erenli Belediyesinin Çolaklı Deresindeki kadim su hakkını Memikhan Deresi'nden almasının ( davacı ) Düzyol köyünün sulama suyuna herhangi bir olumsuz etkisi olmayacağı." beyanına dayandırılmıştır. Bilirkişinin bu beyanı önceki mütalaaları ile çelişik olduğu gibi bu beyanını içeren 19.3.2001 tarihli raporun B.bölümünde, davalının kadimden beri yararlandığı Çolaklı Deresinin keşif tarihinde debisinin 25 lt/sn olduğu, kadim hakkının keşif tarihindeki ölçümlere göre de 25 lt/sn olduğu, ancak kuraklık ve mevsim nedeni ile Çolaklı Deresinin suyun azalacağından bu hakkını Memikhan Deresinden almak istediği, alması gereken suyun miktarının ise önceden belirlenmesinin mümkün olmadığı da ifade edilmiştir.
Aynı bilirkişinin 23.10.2000 tarihli raporunda ise davacı ve davalı köyün Çolaklı Deresindeki suyu ikişer günlük sulama nöbeti ile kullandığı, iki kola ayrılan Çolaklı deresinin 1. kanalının davalı Erenli Köyü, 2. kanalın ise davacı Düzyol ile birlikte davalı Erenli kasabasının arazisini suladığı, yeni açılan kanalın Çolaklı deresine ulaştırılarak kadim hakkın kullanabilecekleri açıklanmıştır.
Yukarıda açıklaması yapılan bilgi ve belgelere göre:
1) Tarafların Caferli Deresinden gelen suyu 7-8 km uzunluğundaki kanallara alarak ikişer gün ara ile nöbetleşe kullandıkları, kadim hakkın bu suretle sürdürüldüğü anlaşılmaktadır. Davalı tarafın yeni açtığı kanalı Caferli deresine bağlama imkanı mevcut iken Memikhan deresine bağlayarak, ortak kullanılan kanallara su akıtılmasını engellemiş olması, davacının Caferli deresindeki ikişer günlük kadim kullanma hakkını ihlal niteliğindedir.
Bu itibarla davalının Caferli Deresini Memikhan Deresine bağlayarak yeni açtığı kanal ile bu dereden su almaktan ibaret müdahalesinin menine karar verilmelidir.
2) Asli Müdahil Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğün temyizine gelince, yapılan yargılamadan Memikhan deresinin Malatya Kapıkaya Barajı besleme havzası içerisinde yer aldığı adı geçen derenin anılan baraj için tahsis edildiği yönünde uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Tüm bilirkişi incelemelerinde davalının açtığı yeni kanal ile yapılmasına başlanan barajın suyunun azaltılacağı, davalı tarafın açtığı kanalın Çolaklı deresine bağlanması halinde sorunun çözüleceği açıklandığına göre davalının Memikhan Deresine vaki müdahalesinin menine karar verilmelidir.
Sonuç: Tüm bu nedenlerle dairemizin 30.10.2001 gün ve 8883-9659 sayılı onama kararının HUMK.nun 440. maddesi uyarınca kaldırılarak hükmün yukarıdaki nedenlerle bozulmasına 29.4.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy