(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 61, 410)
Dava: Dava dilekçesinde 85.000.000 lira ortak gider alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali, % 40 tazminatın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı site yönetimi vekili, kat maliki olan davalıdan Haziran, Temmuz, Ağustos 2002 ortak giderlerinin tahsili için başlatılan takibe vaki haksız itirazın iptali ile % 40 tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, site yönetiminin usulüne uygun karar almadan ortak harcamaları yaptığını, piyasa araştırması olmadan keyfi hareket edildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, usulüne uygun ve çoğunlukla alınmış bir genel kurul kararı olmadan (karar sayısı 40 olduğu halde 39 oy ile karar alındığından) harcama yapıldığı, bu harcamaların kat maliklerinden 634 Sayılı Yasa Hükümlerince talep edilmesinin mümkün olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu sitenin birden çok parsel üzerinde inşa edildiği, bu nedenle Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa göre çözümlenmesi söz konusu olmayıp genel hükümlerin (MK ve BK) uygulanması gerekmektedir.
Davacı site yönetimi, davalı payına düşen ortak gider bedelini (kazan ilavesi, montaj ve bakımı) talep ve dava ettiğine göre ihtilaf haksız zenginleşme veya vekaletsiz iş görme hükümleri dairesinde çözümlenebilecek mahiyettedir.
Maddi olayla bağlı olan hakim, hukuksal nitelendirmeyi kendiliğinden yapmakla yükümlüdür. O nedenle talep olmasa dahi vekaletsiz iş görme veya sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre alacağın tahsilinin mümkün olup olmadığı resen incelenerek sonucuna göre karar verilmesinin, taleple bağlılık ilkesine aykırı olmadığının gözetilmemesi doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy