(7201 S. K. m. 11) (1086 S. K. m. 8) (818 S. K. m. 251)
Dava dilekçesinde kira parasının 1.4.1999 tarihinden itibaren aylık 725.813.055 lira olarak, karşı dava ile de dava tarihi itibariyle aylık 161.575.000 lira olarak indirilerek tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın ve karşı davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı B. 1.4.1999 tarihinden itibaren aylık kiranın 725.813.055 lira olarak tespitini istemiş, davalı kiracı ise karşı dava açarak davacı karşı davalı B.'ın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, her türlü yiyecek ve içecek maddesinin terminal içinde her yerde satılması dolayısıyla bekledikleri geliri elde edemediklerini ve kira bedelinin çok yüksek olduğundan bahisle aylık kiranın dava tarihi itibariyle 161.575.000 liraya indirilerek tespitini istemiştir.
Mahkemece, davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, davalı (karşı davacı) kiracı talebinin de dönem geçtikten sonra açtığı ve ekonomik ayıbı bilmesine rağmen kira sözleşmesini kayıtsız şartsız yenilendiğinden bahisle her iki davanın da reddi cihetine gidilmiş olup hükmü davacı taraf temyiz etmektedir.
Taraflar arasında kira sözleşmesinin (1.4.1995 tarihinde 140.500.000 lira + KDV 21.075.000 lira) 161.575.000-TL. üzerinden imzalandığı sabittir. 1997 dönemi kirasının tespiti için açılan dava ile Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 16.7.1999 tarih ve 1998/350 E. 1999/781 K. sayılı ilamı ile 1.4.1997 dönemi için kira parasının T.E.F.E. oranı (%65) uygulanmak suretiyle 266.588.750 lira olarak saptandığı ve Yargıtay 3. HD. nce onandığı anlaşılmaktadır.
Kiracı S.'in dava konusu yer kirasının 1998'den itibaren tenkisi istemiyle Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davanın reddine karar verilmiş ve karar, Yargıtay 13. HD. nce onanmıştır.
Kiralayanın kira parasının emsaline göre arttırılarak tespitini isteyebilmesi için öncelikle sözleşmesel yükümlülüğünü yerine getirmesi gerekmektedir. O zaman sözleşmeye uygun kullanımın devri gerçekleşeceğinden ötürü kiralayan kira parasının rayicine göre belirlenen değerini istemekte haklı görülebilecektir. Kiracının ise bu koşullarda (ekonomik ayıbı bilmesine rağmen) kira sözleşmesini kayıtsız şartsız yenilediğinden dolayı esasen bu hukuksal nedene dayanarak (söz konusu döneme ait) kira parasının indirilerek saptanmasını istemeye hakkı bulunmamaktadır.
Kiralanandaki önemli ayıplar kiralayan tarafından önceki dönemde giderilmemişse yeni dönem kira parası tespit edilirken bu ayıplar da dikkate alınarak kira parasından (mahkemece tespit edilen önceki dönem kira parasının altına düşmemek kaydıyla) uygun bir indirim yapılmalıdır.
O halde mahkemece mahallinde yeniden keşif yapılarak ve kiralananın emsal ve rayiç değeri üzerinden getirebileceği kira parası belirlendikten sonra bu ayıplar nedeniyle uygun oranda bir indirim yapılmak suretiyle yeni dönem kira parasının tespiti gerekirken davanın reddi yönünde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy