(2004 S. K. m. 67, 68)
Dava: Dava dilekçesinde 295.220.000 liralık takibe vaki itirazın iptali ve %40 inkar tazminatının ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadakı bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde, davalı aleyhine telefon borcunun tahsili amacı ile icra takibi yaptıklarını, davalının da bu takibe itirazda bulunduğunu beyan ederek itirazın iptaline ve %40 icra-inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, telefon borcunu yasal faizin ile birlikte ödediğini ifade etmiştir.Mahkemece, borcun ve gecikme faizinin ödendiğinin ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık, telefon borcunun geç ödenmesi nedeni ile gecikme bedelinin tahsili talebine ilişkindir. Davalı taraf ise , telefon borcunu , yasal faizi ile birlikte ödediğini iddia etmekte ve buna ilişkin ödeme makbuzları sunmaktadır.
O halde mahkemece, gecikme bedeline esas teşkil eden fatura ve kayıtlar getirtilerek ve bu kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırtılarak, davada talep edilen alacak tutarının doğru olup olmadığının saptanması gerekir. Davanın kabulü halinde ise, emsal şirketlerin uyguladığı ve hakkaniyete uygun kabul edilen aylık %8 faiz tatbik edilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 9.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy