(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 1, 8)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali ile takibin devamı ve % 40 icra inkâr tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı (TEDAŞ) vekili, dava dilekçesinde kaçak elektrik kullanımı nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini ve % 40 icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup hükmü davacı taraf temyiz etmektedir.
İtirazın iptali davalarında görevli mahkeme, HUMK. 1-8 maddelerine göre belirlenir. Mahkemenin görevini belirlerken dava konusu alacak (alacağın aslı) esas alınır; istenen icra inkar tazminatı (faiz ve giderler) görevin belirlenmesinde hesaba katılmaz.
HUMK.'nun 8, II/l. maddesi gereğince kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, akdin feshi yahut tespit davalarını, bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı davalarını değerine bakılmaksızın sulh mahkemesi görür.
Davada 810.000.000 lira kaçak elektrik kullanımı bedelinin tahsili amacıyla yürütülen icra takibine itirazın iptali istenilmiştir.
Mahkemece yukarıda anlatılanlar ışığında alacağın miktarı (faturaya bağlı olarak talep edilen 451.820.000 TL) mahkemenin görev sınırını aştığı düşünülmeksizin işin esası hakkında karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 20.01.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy