(818 S. K. m. 248) (YİBK. 18.11.1964 T. 1964/2 1964/4 K.)
Dava: Dava dilekçesinde kira parasının 1.1.2003 gününden başlayarak aylık 2.655.000.000 lira olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü 1.949.000.000 lira aylık kiranın tesbiti cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı 1.1.2003 tarihinden itibaren aylık kiranın 2.655.000.000 lira olarak tesbitini istemiş mahkemece 1.949.000.000 lira olarak saptanmıştır.
Taraflar arasında düzenlenen 1.12.2001 başlangıç tarihli ve 13 ay süreli sözleşmede kiralanan taşınmazın Fatih mahallesi çocuk-gençlik oyun alanı ve parkı (büfe-kafeterya-çaybahçesi) olarak kiraya verildiği anlaşılmaktadır.
Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda ise bu yerin davalı tarafından boş arazi olarak kiralandığı belirtilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki: kira parası Borçlar Yasası'nın 248. maddesinde yer alan kira akdinin esaslı unsurlarındandır. Yine, kiralanan taşınmazın niteliği itibariyle 6570 sayılı Yasa'nın uygulama alanı içinde bulunması durumunda asıl olan, kira müddetinin sonunda da kira akdinin devam etmesidir. Ancak kira parasına ilişkin olarak, tarafların ihtilafa düşmeleri halinde sözleşmede doğan bu boşluk, 18.11.1964 tarih 2/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme kararı uyarınca hakim tarafından doldurulur. Borçlar kanununa tabi olan yerlerde ise, akit kural olarak sözleşmede öngörülen süre hitamında sona erer ve mecurun kira parası hakkında taraflar arasında anlaşmazlık bulunması durumunda kira akdinin esaslı unsurlarından olan kira bedeli konusundaki uyuşmazlık nedeniyle artık devam eden bir kira sözleşmesinin varlığından söz etme olanağı yoktur.
Somut olayda, dava konusu yerin arsa olarak kiralandığı, kiracı tarafından büfe ve kafeterya inşa edilmiş ise de baskın özelliğinin musakkaf olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla kiralananın Borçlar Kanunu'na tabi yerlerden olduğu ve ortada devam ettiğinden söz edilebilecek bir kira akdi de bulunmadığına göre, dava değeri gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle işin esası hakkında karar verilmek suretiyle sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 15.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy