(2577 S. K. m. 2) (4721 S. K. m. 756)
Dava: Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın idari yargı görevli olduğundan dava dilekçesinin görev yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davada, davalı DSİ tarafından sulama arkına yapılan müdahalenin önlenmesi talep edilmiştir.
Mahkemece, (davada idari yargının görevli olması nedeniyle) davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
İdari yargının konusu idari uyuşmazlıklar ve davalardır. İdare, bir işlemi, eylemi veya sözleşmeyi yaparken özel hukuk kişilerinin üstünde bir kamu tüzel kişisi olarak hareket etmiş ise, uygulanacak hukuk, idare hukuku yani kamu hukukudur ve böyle bir idari işlem, eylem veya sözleşmeye ilişkin davaların da idari yargı mercilerinde görülmesi gerekir.
Dosyada, davalı DSİ tarafından alınmış bir idari işlem (karar) bulunmamaktadır.
Nitekim, davacının davalı DSİ aleyhine Erzurum İdare Mahkemesinde 22.7.1999 tarihinde açtığı (vakıf arkına dökülen suyun davalı DSİ'nin yürüttüğü proje nedeniyle kesilmesine ilişkin) işlemin iptali davasında mahkemece, (tasdik edilmeyen ve uygulanmayan projeye ilişkin işlemin, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olmadığından bahisle) davanın reddine karar verilmiş ve Danıştay 8.Daire tarafından 5.12.2001 tarihli onama kararı ile kesinleşmiştir.
O halde, davacının 23.3.1999 tarihinde (yani idari davadan daha önce) açtığı bu davada idari yargıya konu olabilecek kesinleşmiş bir idari işlemden söz edilemeyeceği açıktır.
Belirtilen nedenlerle, davalı idarenin idari bir işlem olmadan hareket ettiği anlaşıldığından, davanın Adli Yargı yerinde görülmesi gerekirken, mahkemece, davada idari yargının görevli olduğuna yönelik gerekçesi ile görev yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.02.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy