(1086 S. K. m. 428, 438)
Dava: Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı-davalı Köy Hizmetleri vekili tarafından temyiz edilmiştir. Her ne kadar davacı vekili temyiz dilekçesinde duruşma talebinde bulunmuş ise de HUMK. mad 438. in son cümlesi gereğince tebligat gideri verilmediğinden dolayı duruşma isteği dikkate alınmamıştır.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dilekçesinde, Göründü Köyü sınırları içerisinde bulunan sulama suyunun kullanım hakkına davalı Köy Hizmetleri tarafından yapılan kanallarla diğer davalı Karakaş Köyüne taşınması suretiyle müdahale edildiği ileri sürülerek suya vaki müdahalenin önlenilmesi ve beton kanalların kal'i istenilmiştir.
Mahkemece, davaya konu suyun tahsisine ilişkin herhangi bir idari karar olmadığından ötürü işin esasına girilerek su rejimi oluşturulmak suretiyle davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiştir.
Somut olayda, yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve şahitlerin ifadelerine göre davacı köyün bu sudan kadimden beri faydalandığı ve artan suyun davalı köye bırakıldığı anlaşılmaktadır. Yine, mahkemece tarafların sulayacakları arazi miktarları ölçtürülmüş ve bu yerlerin sulama süre ve yöntemleri bilirkişi tarafından belirlenmiş, bu rapora dayanılarak Mart, Nisan ve Mayıs ayları itibariyle su rejimi oluşturulmuştur.
Davaya konu su genel sudur. Genel sulardan ise herkes, kadim ya da öncelikli kullanım hakları engellenmemek koşuluyla faydalı ihtiyacı oranında yararlanabileceğinden suların en az olduğu bir dönemde (jeoloji, fen ve ziraat mühendisinden) oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden keşif yapılıp öncelikle, söz konusu suyun debisinin ölçülmesi ve kullanım şekilleri itibariyle tarafların bu suya olan ihtiyaçlarının (yararlandıkları başka sular varsa onlar da gözetilip) usulünce belirlenmesi ve ondan sonra, bu suyun her iki tarafın ihtiyacına yetip yetmediğinin, yetiyorsa ona göre, yetmediği takdirde ise kadim veya öncelikli kullanım durumları da ayrıca tesbit edilerek kadim yada öncelikli yararlanma hakkına sahip olanların ihtiyacından fazla su varsa diğerlerinin ancak bu sudan yararlanabileceği ciheti dikkate alınarak mahkemece, tüm seneyi kapsayan ve infazı kabil bir kullanma rejimi düzenlenmelidir.
Bundan ayrı olarak da; dava konusu suya vaki müdahalenin önlenmesi istemine ilişkin olup, malvarlığı hakkına ilişkindir. Mahkemece, bu hakkın değerinin saptanması ve bu değer üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcı ile vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken (maktu) harca hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 13.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy