(743 S. K. m. 679)
Dava: Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacılar vekili dilekçesinde; kadimden beri tarafların tarla ve ağaçlarını sulamakta kullandıkları ortak suyu davalıların kanal kazmak suretiyle başka bir mevkide bulunan arazilerine götürdüklerini, bu durumda müvekkillerinin mahsullerinin ve ağaçlarının kuruma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını beyan ederek davalıların suya yönelik müdahalelerinin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar savunmalarında, dava konusu suyun kendi tarlalarının içinden çıktığını, hayır için çeşme yaptırarak suyu naklettiklerini ifade etmişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Medeni Kanun'un kaynaklar ile ilgili 679.maddesinin uygulanabilmesi için taşınmazın tapuya kayıtlı olması gerekir. Aksi halde suyun genel su olarak kabulü ile, dava konusu uyuşmazlıktan önceki kullanım şeklinin araştırılıp, tarafların ne şekilde kullandıklarının saptanmasından sonra, eski halin muhafazasını sağlayacak şekilde bir karar verilmesi gerekirken, yanlış gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesin bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy