(1086 S. K. m. 389)
Dava: Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir.
Mahkemece davanın reddine, haftanın 4 günü davacıya, 3 günü davalıların kullanması cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davada, davacıya ait tarladan çıkan suyun davalılar tarafından sulama suyu olarak kullanmaları nedeniyle suya yapılan müdahalenin önlenmesi ve muarazanın giderilmesi talep edilmektedir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; dava konusu suyun tarafların ihtiyacından çok fazla olduğunu, bütün ilçenin ihtiyacını karşılayacak düzeyde bulunduğunu belirtmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna göre davanın reddine, haftanın 4 günü davacı Azim Alpaslan tarafından, 3 günüde davalılar tarafından kullanılmasına karar verilmiştir.
HUMK. nun 389. maddesinde; verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır denilmektedir. Bu durumda mahkemece; hem davanın reddine karar verilmesi, hem de su rejimi kurulması nedeniyle birbiri ile çelişen hüküm fıkraları içeren karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, davacının isminin karar metninde Azim Köse, hüküm fıkrasında ise Azim Alpaslan olarak farklı yazılması da doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy