(2004 S. K. m. 67) (743 S. K. m. 2, 134) (818 S. K. m. 83)
Dava: Dava dilekçesinde 493.522.727 lira alacak için takibe vaki itirazın iptali, % 40 inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde; davacı (anne) boşanma kararı ile velayeti kendisine verilen müşterek çocukların özel okul ve eğitim giderlerini karşılamayı kabul ile protokol imzalayan davalı (baba) özel okul giderini ödemediğinden ötürü çocukların eğitime devam edebilmeleri için ödemek zorunda kaldığı eğitim gideri 1. taksitinin rücuan davalıdan tahsili için başlattığı takibe vaki haksız itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında; protokolün buna dair hükmünün değiştirilmesi için 2.10.2002 tarihinde dava açtığını (henüz esas numarası almadığını) ve eda hükmü taşımayan bu anlaşma ile alacak talep edilemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddini dilemiş, mahkemece boşanma kararının 4. maddesinde davalıya açıkça borç yüklenmediği gerekçesiyle davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar, İ. 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2000/975 Esas sayılı dosyasında açılan boşanma davası sonucunda MK.'nun 134/3 maddesi gereğince anlaşmalı olarak boşanmışlardır. Aralarında yaptıkları sözleşme niteliği itibariyle Medeni Kanun hükümlerinden kaynaklanmakta ise de; genel sözleşme hükümlerine tabidir. Yapılan protokolle; velayeti anneye verilen müşterek çocukların tahsil hayatının özel okulda devamı ile, eğitim giderlerinin tamamı, dershane, özel öğretmen paralarının davalı baba tarafından karşılanmasını kabul etmişler, mahkemece bu protokol tasdik edilmiş, karar 2.3.2001 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşen hükümle kararlaştırılan çocukların özel okul ve eğitim giderlerinin davalı tarafından ödenmesi hususu BK.'nun 83. maddesine uygun olup, yasaya aykırılık teşkil etmemektedir.
Sözleşmenin yapıldığında karşılıklı edimler arasında mevcut olan denge sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle büyük ölçüde taraflardan biri aleyhine katlanamayacak ölçüde bozulmuşsa, taraflar artık akitle bağlı tutulmamak için MK.'nun 2. maddesinden yararlanarak sözleşmenin yeniden düzenlenmesini mahkemeden isteyebilirler. Nitekim davalı da bu konuda dava açmıştır.
Somut olayda; davalı yanca ihtarname gönderilerek protokol ve kesinleşen karar uyarınca özel okulda eğitimine devam eden müşterek çocuk N. S.'ın artık özel okulda okutulmayarak devlet okulunda okutulmasının davacıya teklif edilmesi üzerine 2002-2003 öğretim yılı 1. taksiti davacı anne tarafından ödenmiş ve bu miktarın davalıdan tahsilini sağlamak üzere itirazın iptali istenmiştir. Anlaşma ve tasdik hükmü mahkemece değiştirilmediği sürece taraflar uymakla yükümlüdür. O nedenle yazılı gerekçe ile davanın reddi cihetine gidilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.02.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy