(4721 S. K. m. 328, 365)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkilinin Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğrenci olduğunu, davalı (babası)nın hiçbir katkısı olmadığını, ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için babasının yardımına gerek bulunduğunu iddia ederek, aylık 100.000.000 TL. yardım nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; Her ne kadar davalının yardım nafakası vermekle yükümlü olduğu anlaşılmakta ise de, ekonomik durumu itibariyle reşit ve 21 yaşında olan oğluna nafaka vermesi halinde kendisinin durumunun ağırlaşacağı ve nafaka vermekle; bakmakla yükümlü olduğu kimselere karşı görevini yerine getiremeyeceği ve bizzat kendisinin yoksulluğa düşeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Yasasının 328/2. maddesine göre, çocuk ergin olduğu durumda eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler. Aynı kanunun 364. maddesine göre de; Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. Nafaka davası, mirasçılıktaki sıra gözönünde tutularak açılır. Dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir (365/1.2).
Somut olayda; davacının üniversite öğrencisi olduğu tespit edilmiştir. Eğitimine devam edebilmesi ve tamamlayabilmesi için, ihtiyaçlarının asgari ölçüde karşılanması gerekir. Mahkemece, davacının öğrenci olması sebebi ile kredi-burs alıp almadığı araştırılmamıştır. Kredi veya burs alıyorsa ihtiyaçları az da olsa karşılanacağından, davalı (baba)'nın ekonomik durumu gözetilerek davanın reddine karar verilebilir. Ancak, kredi-burs almıyorsa babanın her halükarda bakım yükümlülüğü gözetilmeli, tarafların ekonomik durumları arasında bir denge kurularak hakkaniyet ölçüsünde nafakaya hükmedilmelidir. Eksik İnceleme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 06.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy