(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davada ödenmeyen GSM abone faturalarının tahsili amacıyla yürütülen icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmü davalı taraf temyiz etmektedir.
Davalı, asıl alacak konusu olan fatura bedellerini ödediğini savunmuştur. Mahkemece 5.3.2003 tarihli bilirkişi raporu esasa alınarak hüküm kurulmuş olup anılan raporda davalının ödeme savunmasının belgelendirilmediği belirtilmiştir. Oysa ki; icra dosyasına 4.1.2002 tarihli tahsilat makbuzu ile 40.000.000 liranın yatırılmış olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bu belge incelenerek asıl alacağın yatırılmış olup olmadığı hususunda herhangi bir inceleme yapılmaksızın ve gerekçesiz olarak bilirkişi raporunun esas alınması doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı olarak, taraflar arasında düzenlenen abonelik sözleşmesinde faturanın zamanında ödenmemesi halinde gecikme faiz oranının açıkça gösterilmeyip bu hususu belirleme yetkisi davacı şirkete bırakılmış olduğuna göre davacı şirketin makul bir faiz oranını belirleme yükümlülüğünün bulunduğunun kabulü gerekir. Davacı şirket tarafından; emsal şirketlerin belirlediği oranların çok üzerinde bir oran belirlenmesi ve istenmesinin hakkaniyete uygun olmadığı düşünülmeden talep edilen yıllık %144 oranındaki faizi üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi doğru değildir.
O halde mahkemece, faturalardaki son ödeme tarihlerinden itibaren ödeme tarihine kadar asıl alacağa %96 yıllık faiz oranı uygulanmak suretiyle saptanacak miktar üzerinden ve yukarıda anlatılan inceleme yapıldıktan sonra hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde (gerekçesiz) hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy