(4721 S. K. m. 683, 995)
Dava: Dava dilekçesinde 1.000.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı murisi (annesi) adına tapuda kayıtlı olan Ovacık Köyü 3 nolu parseli işgal eden davalıdan 1.000.000.0000 lira ecrimisilin tahsilini istemiş, davalı bitişik taşınmazın kadastro tespiti sırasında maliklerinin ters olarak yazıldığı için dava konusu yerin davacının murisi adına tapuda kayıtlı görüldüğünü gerçekte kendi dedesine ait olduğundan bu nedenle tasarruf ettiği için davanın reddini savunmuş olup; mahkemece davalının, davacının murisine ait tapulu taşınmaza haksız olarak el attığından elatmasının önlenmesine, davalının kullanması iyi niyetle olduğundan ecrimisil isteminin reddine karar verilmiş olup, karar davacı tarafından ecrimisile yönelik olarak temyiz edilmektedir.
Dava konusu yer davacının murisi adına tapuda kayıtlı olup davacı murisin mirasçılarından biridir. Davalı, veraset belgesine göre mirasçı olmayıp tapuda paydaş değildir.
Dava konusu yerin, iştirak halinde mülkiyete konu olması halinde 3. kişiye karşı Medeni Yasanın 702. maddesine göre iştirak halinde maliklerin oybirliği ile hareket etmeleri gerekir.
Bu nedenle; bütün mirasçıların, birlikte dava açmaları veya açılan davaya katılmaları yahut izin belgesi vermeleri veyahut ta miras şirketine bir mümessil tayini ile dava açmaları mümkündür.
Davacı tarafa bu doğrultuda işlem yapması için süre ve temsilci tayini için yetki verilerek (temsilci tayini ile ilgili) karar alındıktan sonra davaya devamın sağlanması gerekirken bu husus göz ardı edilerek karar verilmesi doğru değildir.
Bundan ayrı, Tapu sicili alenidir. Davalının, tapu kaydına göre gerekli özeni göstererek yerini tasarruf etmesi gerekir.
Tapu kaydının dışındaki kullanımı hakkında iyi niyetten söz edilemez. Dolayısı ile tarafların, taşınmazlarının sınırları tapu ile tespit yapılırken davalının, iyi niyetli sayılması yerinde değildir.
Davalının, dava konusu yeri kullandığı hususu tartışmasızdır.
Taraflar, taşınmazda paydaş olmadığı için ecrimisil ile ilgili intifadan mene gerek bulunmamaktadır.
O halde mahkemece yapılacak iş, yukarıda açıklanan usul ile ilgili eksiklik tamamlandıktan sonra yapılacak araştırma ve incelemeye göre ecrimisil ile ilgili bir karar vermekten ibarettir. Eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy