(4721 S. K. m. 175)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Dava dilekçesinde ayrı yaşama hakkının varlığı iddia edilerek tedbir nafakası talep edilmiş mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiştir.
Dava ehliyeti dava şartlarındandır. Bu nedenle tarafların dava ehliyetine sahip olup olmadıkları mahkemece resen dikkate alınmalıdır.
Davacı dava dilekçesinde doğumdan sonra ruhsal rahatsızlık geçirdiğini, davalının önceleri kendisinin rahatsızlığı ile ilgilendiğini sonradan ben seninle uğraşamam diyerek baba evine gönderdiğini ileri sürmüştür. Dosya arasında bulunan davacıya ait doktor raporunda şahsın yatarak Mental Retardasyon Zemininde İki Uçlu Mizaç Bozukluğu tanısı ile tedavi gördüğü hastalığın uzun süreli takip ve tedavi gerektirdiği açıklanmıştır.
Davalı tarafından açılan boşanma davasında da karşı tarafa vasi tayini gerektiren bir durumun olup olmadığının tespiti için araştırma yapıldığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacıya vasi atanmasını gerektirecek bir rahatsızlığının var olup olmadığı yönünden mahkemece inceleme yapılarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve şimdilik diğer yönlerin incelenmesine mahal olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy