(6570 S. K. m. 1, 4) (818 S. K. m. 248)
Dava: Dava dilekçesinde kira parasının 15.09.2001 gününden başlayarak aylık 1.650.000.0000 lira olarak tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, 15.09.2001 tarihinden itibaren aylık kiranın net: 1.650.000.000 lira olarak tespiti istenilmiştir
Mahkemece, kira sözleşmesi beş yıl olup, sözleşmede kiranın her yıl artırılacağına ilişkin bir şartın bulunmadığı, kira artışına ilişkin ihtarın gönderilmediği ve davanın yeni dönem başladıktan sonra açıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki kira sözleşmesinin başlangıç tarihi 15.09.2000, süresi beş yıldır.
Kira sözleşmesinin özel Şartlar bölümünün 5. maddesinde, "kira artışı Türkiyedeki Ticaret Odaları, Sanai Odaları Kurum ve Kuruluşlarının açıkladıkları en yüksek enflasyon oranı veya gerekse döviz kurundaki en yüksek artış kira artış oranı olarak baz alınacaktır" hükmü yer almaktadır. Sözleşmedeki böyle bir şart, kira süresi içerisinde kira parasının, ihtara lüzum bulunmaksızın, sözleşmede kararlaştırılan oranda artırılması yükünü getirmektedir. Sözleşmenin anılan hükmü, artışın her yıl yapılacağına dair açık bir kayıt içermemiş olması nedeniyle kira parasının beş yıl süre ile artırılmayacağı biçiminde yorumlanmamalıdır. Dava konusu olayda 15.09.2001 yılı kira bedelinin tespiti istenilmektedir. Bu durumda 21.10.1992 tarihli ve 1992/3-479 esas, 1992/479 karar sayılı Yargıtay Genel Kurul Kararına göre dönem bitimine ( davada ) 15.09.2002 tarihine kadar dava açılıp kira parasının tespiti istenebilir ki, olay da dava tarihi 02.11.2001 olmakla açılan dava süresindedir.
O halde mahkemece, açılan dava süresinde kabul edilip sözleşmedeki artış koşulu uygulanmak suretiyle kira tespiti gerekirken, yanlış gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy