(4721 S. K. m. 19, 177) (1086 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü.
Davada, iştirak nafakasının artırılması için Burdur 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılmış, mahkemece; TMK. nun 177. maddesi dikkate alındığında boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında yetkili mahkemenin nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi olduğu, davacının ise; Antalya adresinde ikamet ettiğinden bahisle dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
4721 S. Türk Medeni Yasasının 177. maddesinde; Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir düzenlemesi ile; genellikle ekonomik ve mali açıdan güçsüz halde olan nafaka alacaklılarının, nafaka yükümlüsünün bulunduğu yer mahkemelerine masraf yapıp gelerek dava açması sebebiyle mağduriyeti önlenmek istenmiştir. Burada zayıfı korumak amacıyla genel yetki hükmü getirilmiş bulunmaktadır.
Kanun koyucu genel yetki hükmünü getirmekle nafaka alacaklısına seçimlik hak tanımıştır. Buna göre, nafaka alacaklısı; isterse kendi yerleşim yeri mahkemesinde, isterse HUMK. nun 9. maddesi gereğince davalının ikametgahı mahkemesinde dava açabilecektir.
Somut olayımızda; davacı (nafaka alacaklısı), nüfusa kayıtlı olduğu yer olan Burdur'da davasını açmıştır. Davalı, davacının Antalya'da (PTT'de) görev yaptığını bu sebeple ikametgahının Antalya olduğunu iddia ederek yetki itirazında bulunmuştur. Mahkemece de, davalının itirazı haklı görülerek; nafaka alacaklısının yerleşim yerinin Antalya olduğundan söz edilerek yetkisizlik kararı verilmiştir.
Oysa, bu halde davacının yerleşim yerinin neresi olduğunun araştırılıp, saptanması gerekmektedir. TMK. nun 19. maddesinde; yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. Bir kimsenin aynı zamanda birden çok yerleşim yeri olamaz denilmektedir. Davacı memur olup, görev yeri idari bir kararla her zaman değiştirilebileceği için nüfusa kayıtlı olduğu yer, ikametgah için karine sayılır. Davacı, görev yaptığı Antalya'da sürekli kalma niyetiyle oturduğunu iddia etmediğine ve Burdur nüfusuna kayıtlı bulunduğuna göre, davacının yerleşim yerinin Burdur olduğunun kabulü gerekmektedir. Kaldı ki önceki nafaka artırım davalarının tümü Burdur mahkemelerinde bakılıp karara bağlanmıştır.
Şu halde mahkemece, yetki itirazının reddi ile işin esasının tetkiki gerekirken, yazılı biçimde yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 08.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy