(743 S. K. m. 144) (4721 S. K. m. 175)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesi ile; tarafların 12.9.1987 tarihinde kesinleşen ilamla boşandıklarını, karar ile yoksulluk nafakasına hükmedilmediğini, davacı müvekkilinin boşanmakla yoksulluğa düştüğünü iddia ederek; aylık 150.000.000 lira nafakaya hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; karar kesinleştikten sonra nafaka istenemeyeceğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
TKM. md. 144 ( TMK. md.175 )'de boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın, kusuru daha ağır olmamak kaydıyla diğer taraftan nafaka isteyebileceği hükme bağlanmıştır. Yoksulluk nafakası boşanma davası içinde istenebileceği gibi, o dava devam ederken veya sonuçlandıktan sonra ayrı bir dava şeklinde de istenebilir. Boşanmayla davacının yoksulluğa düşüp düşmediği, boşanma ve bu davanın açıldığı tarihte yoksulluk nafakasına müstehak olup olmadığı araştırılıp tartışılmadan, boşanma davası sonuçlandıktan sonra dava hakkının bulunmadığından söz edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazlan bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.2.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy