(1086 S. K. m. 388, 389)
Dava: Dava dilekçesinde kira parasının 15.11.2001 gününden başlayarak aylık net:1.750.000.000 lira olarak tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile aylık kira parasının 1.750.000.000 lira olarak tespiti cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, 15.11.2001 tarihinden başlayan döneme ilişkin aylık kira parasının "net:1.750.000.000 TL" olarak tespiti istenmiştir.Mahkemece, kira bedelinin "net" olarak değil, "brüt" tespit edilmesi gerektiği belirtilmekle birlikte, "talebe bağlı kalınarak davanın kabulüne ve aylık kira parasının 1.750.000.000 TL. olarak tespitine" şeklinde hüküm oluşturulmuştur.
Oysa, HUMK.nun 388/son fıkrasında "Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek ve sonuçlardan her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine aynı yasanın 389.maddesinde "Verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddütü mucip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır." Bu madde hükümlerinin açıklığı karşısında, mahkemece ( davacının isteminin net:1.750.000.000 TL olduğu dikkate alındığında ) "davanın taleple bağlı kalınarak kabulüne ve aylık kira parasının 1.750.000.000 TL olarak tespitine" karar verilmesi tereddüt uyandırmakta olup, doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy