(4721 S. K. m. 4)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraf vekillerince duruşma istemli olarak temyiz edilmiştir.
Her ne kadar temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması istenilmişse de; davanın mahiyeti gereği duruşma yapılamayacağından, duruşma talebinin reddine karar verilerek temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
YARGITAY KARARI
Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı, davalının boşanma davası reddedildikten sonra eve dönmediğini ve aynı evde yaşadığını iddia ederek kendisine aylık 1.000.000.000 lira tedbir nafakası verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; aylık 300.000.000 lira nafakaya hükmedilmiştir.
Yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasında; davalının, L
İlaç Ticaret Ltd. Şti.nde çalıştığı ve aylık 2.322.770.310 lira maaş aldığı, davacının ise; ev hanımı olup kirada oturduğu anlaşılmaktadır.
Tedbir nafakasının miktarı; davalı kocanın geliriyle orantılı olmak kaydıyla, birlikte yaşadıkları zamanda eşine sağladığı geçim şartlarını ayrı yaşama halinde de sağlayacak oranda olması gerekir.
Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre; takdir edilen nafaka miktarı azdır. Mahkemece, davacı tarafın geçimi için gerekli, davalının geliriyle orantılı olacak şekilde, TMK.nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün HUMK.nun 428 inci maddesi gereğince bozulmasına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 15.12.2003 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy