(1086 S. K. m. 428)
Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir.
Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davada, davacıların 30 yıldır kullandığı içme ve kullanma suyuna yapılan müdahalenin önlenmesi talep edilmiştir.
Davalı Dursun cevabında, davacının dava konusu suyun tamamını evine götürmek istemesi nedeniyle davacıyı Artvin Valiliğine şikayet ettiğini, bunun üzerine Artvin Valiliği İl İdare Kurulunun 8.5.2000 tarih ve 2 sayılı kararı ile davacının suyu kullanmasının önlenmesine karar verildiğini, kendisinin bir müdahalesinin olmadığını belirtmiştir.
Mahkemece, davalının bir müdahalesinin olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu suyun, köy yolu boşluğundan çıkması nedeni ile genel sulardan olduğu anlaşılmaktadır.
Genel sulardan ise öncelik ya da kadim kullanım hakları engellenmemek koşulu ile herkesin faydalı ihtiyacı oranında yararlanma ve suya vaki elatmanın önlenmesini isteme hakkı vardır.
Keşif de ifadeleri alınan mahalli bilirkişi ve taraf tanıklarının beyanlarına göre davacıların 30 yıldan fazla bu suyu kullandıkları belirtildiğinden öncelik hakkının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Keşif de Jeoloji mühendisi götürülmemiş, ziraat bilirkişinin raporunda ise dava konusu suyun yetersiz olduğu ve davalının yararlandığı başka su kaynağının bulunduğu belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; suların en az olduğu bir dönemde, su işlerinden anlayan (Jeoloji mühendisi olmak üzere) uzman bilirkişiler seçilerek, dava konusu suyun debisi ölçülmeli ve davacının su ihtiyacı (eğer yararlandığı başka sular varsa bunlarda dikkate alınarak) saptanmalıdır. İhtiyaçtan fazla su bulunduğu takdirde bu sudan davalılarında yararlanmasının sağlanması yönünde hüküm kurulması gerekirken, davacının dava konusu sudan yararlanmasının engellendiği dikkate alınmadan eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.03.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy