(4721 S. K. m. 683, 995)
Dava dilekçesinde 5.244.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı idare, tapulu taşınmazını işgal eden davalıdan 1.1.1997-31.12.2001 tarihleri arasındaki dönem için 5.244.000.000 lira ecrimisilin yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiş, mahkemece, kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm süresinde davacı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu incelendiğinde, 1997 yılı için aylık 12.000.000 lira, 1998 yılı için aylık 17.000.000 lira, 1999 yılı için aylık 25.000.000 lira, 2000 yılı için aylık 32.000.000 lira ve 2001 yılı için aylık 40.000.000 lira ecrimisil bedeli belirlendiği görülmüştür. Bu duruma göre bilirkişi tarafından 1997 ve devam eden yıllarda Toptan Eşya Fiyat Endeksinin altında artış ile hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır.
Ecrimisil, kötü niyetli şagilin ödemekle yükümlü olduğu tazminat olup, en azı kira geliri, en çoğu ise tam gelir yoksunluğudur.
Kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde önceki dönemin ecrimisil miktarına Toptan Eşya Fiyat Endeksinin tamamı yansıtılmak suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere hesaplanan ecrimisilin karar altına alınması gerekir.
Bundan ayrı olarak da Vakıflar, Belediye ve Hazine gibi kamu kurum ve kuruluşlarının davalısı ile birlikte paydaş oldukları taşınmazlara ait ecrimisil istemlerinde onlar için intifadan men koşulu aranmayacağından, davaya konu edilen taşınmaza ilişkin olarak intifadan men şartının 23.10.2001 tarihinde gerçekleştiğinden bahisle bu tarihten başlayarak ecrimisil hesaplanması doğru görülmemiştir.
O halde mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda yeniden bilirkişi raporu alınmak suretiyle uygun sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile davanın kısmen reddi cihetine gidilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 22.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy