(3091 S. K. m. 7)
Dava: Dava dilekçesinde kaymakamlığın men kararının iptal edilerek suya müdahalenin meni istenilmiştir. Mahkemece görev yönünden dava dilekçesinin reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar birlikte kullandıkları genel sudan davalıların müracaatı sonucu verilen kaymakamlık men kararı ile yararlanmalarına engel olunduğunu beyanla kaymakamlık kararının iptali ile davalıların suya vaki müdahalesinin menine karar verilmesini talep etmişler, mahkemece; kaymakamlık idare kurulunca verilen men kararının ancak idare mahkemesince iptal edilebileceği, bu nedenle idari yargının görevli olduğu belirtilerek görev yönünden dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkındaki Kanunun birinci maddesinde; bu kanunun amacının gerçek veya tüzel kişilerin zilyet bulunduğu taşınmaz mallarla kamu idareleri, kamu kurumları ve kuruluşları veya bunlar tarafından idare olunan veya Devlete ait veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerlere veya menfaati umuma ait olan taşınmaz mallara yapılan tecavüz veya müdahalelerin, idari makamlar tarafından önlenmesi suretiyle tasarrufa ilişkin güvenliği ve kamu düzenini sağlamak olduğu belirtilmiştir.
3091 sayılı yasanın amacının, taşınmaz malların üzerindeki tecavüz ve müdahale olaylarında yerel güvenlik ve düzeni sağlamak ve devam ettirmek maksadıyla idari önlem alınmasından ibaret olduğu açıktır.
Bu yasanın idari amirlere tanıdığı yetki sadece zilyetliğin korunmasına ilişkin olup, bu konuda verilebilecek olan kararlar uyuşmazlığın adli yargı yerlerine intikalinden önce alınmış bir idari önlem niteliğindedir. Nitekim, istem üzerine idari mercilerce tecavüze müdahalenin def'i ve taşınmaz zilyedine teslimi halinde üstün hakkı olduğunu iddia eden kişilerin ilgili mahkemeye başvurabilecekleri, 3091 sayılı yasanın 7.maddesinde belirtilmektedir. Bu nedenle anılan Yasa, taşınmazın mülkiyeti yönünden haklılığın saptanmasını öngörmemektedir.
O halde; yukarda açıklanan nedenlerden ötürü, mahkemece Elmalı Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulunca 24.9.2001 tarihinde davalıların müracaatı üzerine davacılar aleyhine verilen davaya konu suya müdahalenin menine dair kararın uyuşmazlığın adli yargı yerine intikalinden önce alınmış idari bir önlem niteliğinde olduğu ve men kararı veren idareye husumet yönetilmediği de gözetilerek davanın esastan incelenerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.02.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy