(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki borçlu olmadığının tesbiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine, karşı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı ile birlikte Almanya Sparkasse Vilsbiburg Bankası'ndan müşterek kredi aldıklarını, 15.000 DM olan bu kredinin aralarındaki anlaşmaya göre 9000 DM'yi kendisinin kalanı davalının ödemesini kararlaştırdıklarını, 1000 DM ödediğini, kalan 8000 DM'i ödeyemediğini, davalının bu bedeli ödemiş gibi kendisi hakkında icra takibi yaptığını, bu miktar dışında kalan takip konusu alacağa itiraz edip 8000 DM ve 200.000.000 TL.sını ödediğini, ancak bankadan öğrendiğine göre davalının bu borcu bankaya ödememesine rağmen kendisinden aldığını belirterek, davalıya borçlu olmadığının tesbiti ile ödediği 8000 DM ve 200.000.000 TL.nin davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, cevap ve karşı davasında, davacı ile müşterek kredi çektiklerini, davacının ödemesi gereken borcu ödemediğini, 20.4.1998 tarihi itibariyle borçlarının 25.000 DM olduğunu, davacının borcunu ödememek için Türkiye'ye kaçtığını, borçları kendisi ve eşinin ödediğini, bu nedenle yaptığı icra takibine davacının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, davacının açtığı davanın reddine, karşı dava olarak da itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece asıl davanın reddine, karşı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı-karşı davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ile müşterek aldıkları kredi borcunu davalının ödediğini zannederek davalıya 8000 DM ve 200.000.000 TL ödediğini, oysa davalının bankaya ödeme yapmadığını bu nedenle sebepsiz zenginleştiğini belirterek ödediği miktarın iadesini istemiştir. Mahkemece tarafların ibraz ettikleri belgelere göre alacak-borç hesabının yapılması için bilirkişi incelemesi yaptırmış ise de bilirkişiler raporlarında nihai belirleme yapabilmek için kronolojik sıraya göre yapılan ödemeler ve ekstralar istenmeli diye görüş belirtmelerine rağmen mahkemece bu eksikliği gidermeden yeniden bilirkişi incelemesi yaptırmak için davacıya masraf yatırması konusunda kesin mehil verip, masraf yatırılmadığından davanın reddine karar vermiştir. Taraflarca dosyaya ibraz edilen belgeler, bilirkişilerinde raporlarında belirttikleri gibi taraflar arasındaki alacak borç ilişkisini belirlemeye yeterli değildir. Bu nedenle mahkemece öncelikle, masrafı davacı tarafından alınarak ilgili bankadan kredi sözleşmesini, bu sözleşme nedeniyle alınan kredi miktarını, borçlu ve kefillerin ödemeleri var ise onların miktarlarını sormalı, bu eksiklik giderildikten sonra gerekirse tarafların aralarındaki sözleşmeye göre borç miktarının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılmalıdır. Bu eksiklik giderilmeden yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasının yararı olmadığından bu konuda verilen kesin mehilde usule uygun değildir.
Mahkemece bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy