(4721 S. K. m. 683)
Dava: Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin men'i istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü (Haftada 1 gün 12 saat kullanmak suretiyle) cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı Belediyenin açtığı artezyen kuyusunun keson kuyu suyunun kesilmesine neden olduğunu bildirerek, suya vaki müdahalenin men'ini istemiş, mahkemece davacının davalıya ait artezyen kuyusundan haftada 1 gün 12 saat süreyle yararlandırılması suretiyle müdahalenin men'ine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu yapılan, davalı tarafın kazı suretiyle çıkardığı su (davacının tapulu taşınmazından çıkıyor olsa bile) yeraltı suyu olarak genel su niteliğindedir.
Genel sulardan ise herkes kadim ya da öncelikli kullanım haklarını engellememek koşuluyla faydalı ihtiyacı oranında yararlanabilir.
Davada, davalı belediyenin (sonradan) açtığı artezyen kuyusunun davacıya ait keson kuyu suyunu olumsuz yönde etkileyip, kullanılmaz hale getirip-getirmediği kesin olarak saptanmalıdır.
Bu arada, davalı belediyenin kuyusunun kapatılması halinde davacının olumsuz etkilenen su miktarının kuyusuna dönüp dönmeyeceği hususunun da öncelikle belirlenmesi gerekir. Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında bu husus üzerinde durulup saptanmadığı anlaşılmaktadır.
Bu duruma göre, sağlıklı bir çözüm için suların en az olduğu sulama döneminde uzman bilirkişi kurulu (hidrojeolog, ziraat mühendisi vs.) aracılığıyla yeniden uygulamalı keşif yapılarak, öncelikle her iki kuyu suyunun ayrı ayrı debilerinin ve aralarındaki uzaklığın ölçülmesi, konum ve özelliklerinin belirtilmesi ve gerektiği kadar deney yapılmak suretiyle davalı kuyusunun davacıya ait keson kuyu suyunu etkileyip-etkilemediğinin, etkiliyorsa bunun derecesinin kesin biçimde ve somut olarak saptanması ve ondan sonra davalıya ait kuyunun kapatılması durumunda eski hale dönüşün mümkün olup olmadığının, etkileme sabit ve eski hale dönüşü de olanaklı ise, öncelikli yararlanma hakkına sahip davacının asgari ihtiyaçlarının (yararlandığı başka sular varsa onların miktarı da nazara alınarak) usulünce tesbit edilmesi ve etkileme oranı da dikkate alınıp ihtiyaç fazlası su olduğu takdirde, içmesuyu ihtiyacının diğer ihtiyaçlara nazaran önceliği ve davalı Belediyenin içme suyu ihtiyacına göre belirlenecek miktarla sınırlı olarak yararlanmasının sağlanması yönünde düzenleme yapılması gerekir.
O halde belirtilen şekilde işlem, inceleme ve değerlendirmeler yapılarak sonuçlarına uygun bir karar verilmesi gerekirken, bu yönlerden eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı olduğu gibi (davacının davalı kuyusundan haftada 1 gün 12 saat süreyle yararlandırılmasına dair) hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.02.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy