(4721 S. K. m. 177) (1086 S. K. m. 9) (1587 S. K. m. 4, 19)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, iştirak nafakasının arttırılarak ödenmesine karar verilmesi istenilmiş; mahkemece yetkisizlik nedeniyle davanın reddi yönünde hüküm kurulmuştur.
Dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 4721 sayılı MK. nun 177. maddesine göre; Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir düzenlemesi ile zayıf durumda bulunan davacıyı korumak amacı güden kamu düzenine ilişkin genel yetki kuralı konmuştur. Kanun genel yetki hükmü getirmekle davacıya seçimlik hak tanınmıştır. Buna göre, davacı (nafaka alacaklısı); isterse kendi yerleşim yeri mahkemesinde, isterse HUMK. nun 9. maddesi gereğince davalının ikametgâhı mahkemesinde bu davayı açabilecektir.
Nüfus Kanununun 19. maddesi uyarınca da; bir kimsenin yerleşim yeri (ikametgâhı) yerleşmek niyetiyle oturduğu yerdir. Nüfus siciline kayıtlı olduğu yer ise, yerleşim yeri (ikametgah) bakımından bir karine sayılır (NK. md. 4). Ancak bu karinenin aksi, her türlü delil ile ispatlanabilir.
Somut olayda; davacı nüfusa kayıtlı olduğu İspir'de değil de, boşanma tarihinden sonra birlikte kaldığı babasının göç ederek yerleştiği Kemalpaşa'da işbu davayı açmıştır. Davalının kabul ettiği gibi davacının, Temmuz 2001 tarihinden itibaren Kemalpaşa'da babası evinde bulunduğu tartışmasız olduğuna ve 26.2.2002 tarihli tutanakta da, şahsın Kemalpaşa ilçesi M. Akif Ersoy mahallesi Dr. Ali Kahraman Caddesi 19 numaralı yerde babası ile birlikte kirada oturduğu belirlendiğine göre, bu yerde (geçici olarak bulunmadığı, gezme, ziyaret etme vb. amaçla bunca süre orada barınmasının hayatın olağan tecrübelerine uygun düşmediği gözetildiğinde) yerleşme niyetiyle oturduğunun kabulü gerekir. Böylece davacı kendi yerleşim yerinde yetkili ve görevli mahkemede dava açmıştır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.2.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy