(2004 S. K. m. 67)
Dava: Dava dilekçesinde 226.239.277 liralık takibe yönelik itirazın iptali ve %40 inkar tazminatının ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde telefon borcundan dolayı davalı aleyhine icra takibi yaptıklarını ve davalının da bu takibe itirazda bulunduğunu beyan ederek itirazın iptaline ve %40 icra-inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, 3.4.1997 tarihinde davacı idareye verdiği dilekçesi ile borç konusu telefonu görüşmeye kapattığını bu nedenle de herhangi bir borcunun bulunmadığını ifade etmiştir.
Dosyada mevcut bilirkişi raporunun incelenmesinden davalının telefonunun görüşmeye kapatılması talebinde bulunduğu, ancak telefonun görüşmeye kapatılmasına ilişkin yazının ilgili servise gönderilmediğinden kapatma işleminin yapılamadığı, bu nedenle de dava konusu borcun davacı idarenin kendi kusurundan kaynaklandığı ve davalının icra takibine itirazında haklı olduğu kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
Mahkeme ise bu bilirkişi raporunu esas alarak davanın reddine karar vermiştir.
Dava, ödenmeyen telefon borcunun tahsili talebine ilişkindir. Davalıya ait telefon konuşması dokümanlarının incelenmesinden, her ne kadar telefonun görüşmeye kapatılması talebinde bulunulmuşsa da, bu telefondan konuşma yapılmış olduğu görülmektedir.
O halde taraflar arasındaki abone sözleşmesi henüz feshedilmediğine ve bu telefondan da konuşma yapıldığına göre (davalı bunun aksini ispat edememiştir) yapılan bu konuşma bedellerinden davalının sorumlu olduğu kabul edilip, yapılacak yargılama neticesinde varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.01.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy