(818 S. K. m. 41) (1086 S. K. m. 344, 352)
Dava dilekçesinde 45.000.000 lira tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, davalının keçilerinin davacının bahçesindeki armut ağaçlarına verdiği zararın tazmini istenilmiştir.
Mahkemece, davacının zararın davalı hayvanları tarafından yapıldığını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm süresinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, haksız fiilden doğan tazminata ilişkindir.
Somut olayda, davalının keçilerinin davacının bahçesine girdiği tanık F.A. beyanı ile sabittir. Buna rağmen mahkemece, HUMK 344. m. göre davalıya yemin, teklifi yapılmış, ve davalı bu yemini eda etmiştir.
Kural olarak, haksız fiilden dolayı açılan tazminat davalarında, haksız fiil aynı zamanda suç teşkil ettiği için, davalıya haksız fiili işleyip işlemediği veya kusurlu olup-olmadığı hakkında yemin teklif edilemez (HUMK mad.352)
O halde mahkemece, Borçlar Kanunu 41 ve devamı maddeleri gereğince zararın kapsam ve tutarını belirleyip sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucunda davanın reddi cihetine gidilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden e iadesine 31.03.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy