(4721 S. K. m. 175, 176)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmiştir.
Davanın niteliği itibariyle vaki duruşma talebi reddedilerek temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı davalı ile boşandıklarını karşı taraf yararına yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, davalının daha sonra mehir senedi ne dayalı alacak davası açtığını ancak dayanak yapılan senedin sahte olduğunun tespit edilmesi nedeniyle davanın reddine karar verildiğini iddia ederek, daha önce hükmedilen yoksulluk nafakasının kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 175. maddesinde Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. hükmü getirilmiştir.
Aynı kanunun 176/3. Maddesinde de nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi ya da taraflardan birisinin ölümü halinde kendiliğinden kalkacağı, nafaka alacaklısının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde de mahkeme kararı ile kaldırılacağı hükme bağlanmıştır.
Davacının iddiasını dayandırdığı olay anılan maddede sayılan nafakanın kaldırılması hallerinden hiçbirisine uymamaktadır.
O halde mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.04.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy