(2004 S. K. m. 67) (4721 S. K. m. 6) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Dava dilekçesinde 165.640.000 TL. asıl alacak ve fer'ileri için takibe vaki itirazın iptali % 40 inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dilekçesinde; abonesi olan davalı hakkında ödenmeyen faturalar sebebiyle 165.640.000 TL. asıl alacak ve 226.440.0000 TL. işlemiş (%144 oranında) faizin tahsili için başlatılan takibe yapılan haksız itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
MK. nun 6. maddesine göre; yasa aksini emretmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispatla yükümlüdür. Buna göre, davacının alacağın varlığını ve miktarını, davalının ise ödeme savunmasını ispat yükümlülüğü vardır.
Somut olayda; takibe konu fatura alacakları konuşma bedeline ait olmayıp cezai şart gecikme bedeli ve sabit ücret alacaklarından oluşmaktadır. O nedenle, cezai şart ve gecikme bedeli alacaklarının dayanak ve delilleri davacıdan sorulmak suretiyle, bilirkişi incelemesine başvurarak hesaplama şekli açıklığa kavuşturulmadan yanılgılı değerlendirme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bunun yanında, taraflar arasında düzenlenen abonelik sözleşmesinde faturanın zamanında ödenmemesi halinde gecikme faiz oranı açıkça gösterilmeyip, bu hususu belirleme yetkisi davacı şirkete bırakılmış olduğuna göre, davacı şirketin emsallere göre makul bir faiz oranı belirleme yükümlülüğü bulunduğunun kabulü gerekir. Davacı şirket tarafından emsal şirketlerin belirlediği oranların (% 96), çok üzerinde bir oran belirlenmesi ve istenmesinin hakkaniyete uygun olmadığı düşünülmeden, talep edilen senelik % 144 oranındaki faiz üzerinden itirazın iptal edilmesine karar verilmesi doğru değildir.
Ayrıca, davacı lehine takdir edilecek vekalet ücretinin hüküm gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesi gereğince; tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre belirlenen ücretin ½'sinden az olmamak üzere üçüncü kısmına göre belirlenecek miktar olması gerekirken, fazla hükmedilmesi de usul ve kanuna uygun görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 24.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy