(1086 S. K. m. 74) (2004 S. K. m. 67) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Dava dilekçesinde 86.347.733 lira faiz alacağı ve faiz oranı yönünden takibe vaki itirazın iptali, %40 inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dilekçesinde; davalının Turkcell abonesi olduğunu, 320.600.000 lira fatura borcunu süresinde ödemeyen davalı hakkında alacağın 86.347.733 lira işlemiş faizi ile birlikte tahsili amacı ile icra takibi başlattıklarını, davalı faiz alacağı ve %96 olarak belirtilen faiz oranına haksız itiraz ettiğinden ötürü, kısmi itirazın iptali ile %40 inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, istenen faizin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini dilemiş, mahkemece takibe konu asıl alacak ve işlemiş faiz üzerinden itirazın iptali %40 inkar tazminatının tahsili ile asıl alacağa %96 oranında faiz yürütülmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
H., tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup, talepten fazlaya (veya başka bir şeye) hüküm veremez (HUMK.mad.74).
Davalı, icra takip dosyasında, itiraz dilekçesinde asıl borcu kabul ettiğini bildirerek fazla olan faize itiraz etmiş, bu nedenle davacı vekili de işlemiş faiz alacağı ve faiz oranına vaki itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. Bu nedenle kabul edilen asıl alacak yönünden takip kesinleşmiştir.
Mahkeme tarafından kesinleşen bu kısım hakkında talep aşılarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bunun yanında, takip konusu asıl alacak dışındaki faiz alacağı likit kabul edilemeyeceği için bu kısım yönünden %40 inkar tazminatına hükmedilmesi de doğru değildir.
Ayrıca, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesi uyarınca maktu ücretin ½'sinden az olmamak üzere nisbi vekalet ücreti tayini gerekirken maktu ücretin altında olamayacağının kabulü ile fazla vekalet ücreti takdiri de usul ve yasaya uygun görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy