(4721 S. K. m. 761)
Dava: Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin men'i istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davada, davacı köy hudutları içinde bulunan ve öteden beri köylünün ortaklaşa yararlandığı içme ve zirai kullanımında yararlanılan yer altı kaynak suyuna davalı tarafça herhangi bir üstün hakka dayanılmadan müdahale edildiği ileri sürülerek vaki elatmanın önlenmesi istenilmiş; mahkemece, davacı köye yeterli su sağlandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davaya konu su kaynağının, ormanlık alanda yer aldığı, böylece genel sulardan olduğu, herkesin kadim ve öncelik hakları gözetilerek, faydalı ihtiyacı oranında bu sudan yararlanabileceği doğru olarak mahkemece de kabul edilmiştir.
Ne var ki, her iki tarafın da dava konusu suyu kullanımda kadim hakları bulunmadığı belirlenmiş ise de öncelikle kullanım hakkının hangi tarafta olduğu açıkça saptanmamıştır.
Ayrıca, davacı köye 3.5 lt/sn su verildiği bunun 3000 nüfusa yetebileceği ve yörede başkaca da su kaynakları bulunduğu belirtilmiş ise de, her iki köyün insan-hayvan ve sulanabilir arazi miktarı araştırılmamış, başkaca kaynaklardan fiilen yararlanıp yararlanmadıkları varsa katkı oranları belirlenmemiş bu yönde zirai bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme de yapılmamıştır.
Eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması isabetli bulunmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş, mahallinde yeniden mahalli bilirkişi ve tanık anlatımları alınmalı, öncelikli kullanım durumu açıklığa kavuşturulmalı, resmi birimlerden her iki köyün nüfus, hayvan ve sulanabilir arazi miktarı araştırılmalı, zirai bilirkişiden tarafların ihtiyaç durumları bilimsel verilere uygun olarak tesbit ettirilmeli fiilen yararlandıkları sular varsa bunların debisi ve katkısı Jeoloji bilirkişi yardımı ile belirlenmeli, yapılacak keşif ve araştırma sonucunda, öncelikli kullanım hakkı bulunan taraftan artan su olup olmadığı saptanıp sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy