(1086 S. K. m. 8)
Dava: Dava dilekçesinde sözleşmenin hükümsüzlüğünün tespiti ile tahliyenin masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dilekçesinde davacılar ile davalılar arasında 3.4.19980 tarihli bir kira sözleşmesi düzenlendiğini (davacılar kiralayan-davalılar kiracı) davalılardan Onur Şengeç'in kira akdi kurulurken 6 yaşında olduğunu, diğer yandan davacı Yıldız Şengeç'in davacılardan Bahar'a velayeten kiralayan sıfatı ile, davalılardan Onur'u da, diğer davalıya vekalet vermek suretiyle temsil ettiğini, sözleşmenin her iki tarafının da olmasının mümkün olmadığını bu nedenlerle akdin başından beri batıl olduğunu, sözleşme geçerli olsa bile davalı kiracıların sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmediklerini beyan ederek, kira akdinin, akde aykırılık nedeni ile feshine, taşınmazın tahliyesi ile davalılara boş olarak tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne (akdin butlan nedeni ile geçersizliğinin tespitine) karar verilmiştir.
Dosyada mevcut 12.4.1990 tarihli noterde düzenlenmiş kira sözleşmesinin incelenmesinden, senelik kira bedelinin 100.000.000 TL olduğu, ayrıca her yıl, her türlü giderler çıktıktan sonra net kalan karın %10'unun arsa sahipleri adına davacı Yıldız'a ödeneceği kararlaştırılmıştır. Diğer yandan kiralanan arsaya davalılar tarafından inşa edilen turistik tesisler tahliye anında tamamen sökülerek, kiralanan arsa davacılara boş olarak teslim edilecektir.
HUMK'nun 8. maddesi gereğince, kural olarak miktar veya değeri 400.000.000 lirayı geçmeyen davalar için sulh hukuk mahkemesi görevlidir. Miktar veya değeri 400.000.000 TL'dan fazla olan davalar ise asliye hukuk mahkemesinin görevine girer.
Kira sözleşmesinin yukarıda zikredilen koşulları dikkate alındığında, müddeabihin değeri itibariyle davanın asliye hukuk mahkemesinin görevine girdiği gerekçesi ile mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yanlış gerekçeler ile davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy