(1086 S. K. m. 409) (3533 S. K. m. 1, 5)
Dava: Dava dilekçesinde 161.643.230.- TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın açılmamış sayılması cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı T.T. A.Ş. vekili dilekçesinde, Adana Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünce yapılan kazı çalışması sırasında davacı idareye ait kablolara verilen zarar bedeli 161.184.948.- TL tazminatın tahsilini istemiş, mahkemece davanın HUMK. 409/5. maddesi gereğince açılmamış sayılması cihetine gidilmiş, hüküm süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda; tazminat davası ilk olarak hakem sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olup, davacının mazeret bildirmeksizin duruşmaya gelmemesi nedeniyle 2.5.2000 ve 9.10.2001 tarihlerinde iki kez dosya yenileninceye kadar işlemden kaldırılmıştır ( HUMK 409/1 mad ).
Yine, Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından, davacı kurumun 3533 Sayılı Yasanın birinci maddesinde belirtilen kurumlardan olmadığı gerekçesi ile genel hükümlere göre Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girdiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiş olup Sulh Hukuk Mahkemesince davacı tarafından üçüncü kez ( 27.9.2002 tarihinde ) takipsiz bırakıldığı gerekçesi ile HUMK.'nun 409/5. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılması cihetine gidilmiştir.
Hükmü süresinde davacı vekili temyiz etmiştir.
3533 Sayılı Kanunun beşinci maddesine göre; mecburi hakem, tetkikatın ve tahkikatın şeklini ve sürelerini tayin eder ve hakimin sahip olduğu bütün yetkileri kullanabilir. Lüzum gördüğü takdirde tarafları da dinleyebilir. Buna göre mecburi hakem, tahkikatın şekil ve süreleri hakkında taraflar gelmezse HUMK. madde 409'a göre dosyanın işlemden kaldırılmasına karar veremez, davayı sonuçlandırmakla yükümlüdür.
O halde mahkemece vaki yenileme nedeniyle yargılamaya devam olunarak sonucuna göre işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken yukarıda açıklanan usul hükümlerine aykırı olacak şekilde şartları oluşmadığı halde HUMK. 409/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılması cihetine gidilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.5.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy