(4721 S. K. m. 756)
Dava: Dava dilekçesinde suya vaki elatmanın önlenilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, eşi ile davalılar Ahmet ve Mustafa Yılmaz' ın babalarının gayrimenkulde 1/2 hissedar olduklarını, kendilerinin başka şehirde olmalarından yararlanarak suyun diğer davalı Mustafa Aksakal' a satıldığını beyanla suya vaki elatmanın önlenmesini istemiştir.
Mahkemece, davalıların tarladan çıkan ve müştereklerine ait suya müştereklerden izinsiz müdahale ettikleri anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmü davalı taraf temyiz etmektedir.
Davaya konu Karamuvar tarlasının tapusuz olduğu ve suyun bu tapusuz yerden çıktığı anlaşıldığına göre özel su olarak kabul edilemez.
Genel sulardan ise öncelik hakkı saklı tutulmak şartıyla herkes faydalı ihtiyacı oranında yararlanabilir.
Davacı tarafın eskiden beri kullana geldiği su üzerinde bir müdahale varsa bu müdahalenin önlenmesi gerekmekte ise de bu kullanılan sudan fazla bir su var ise bunun davalının kullanımına bırakılması gerekmektedir.
Dava konusu suyun debisinin 32400 Lt /sn. olup 300 kişiye yeteceği belirtilmiş ise de davalı Mustafa Aksakal' a kullanabileceği bir miktar suyun ayrılması gerekip gerekmediği konusu incelenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Yukarıda anlatılanlar ışığında bir inceleme yapılmaksızın dava konusu suyun tamamına elatmanın önlenmesi şeklinde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy