(743 S. K. m. 148) (4721 S. K. m. 182)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü.
Karar: Dava dilekçesinde her bir çocuk için 250.000.000 TL. iştirak nafakası talep edilmiş, mahkemece her bir çocuk için 80.000.000 TL. nafaka hüküm altına alınmıştır.
1- Dosya kapsamına göre davalı tarafın bütün temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı tarafın temyiz itirazları yönünden;
743 S. Türk Medeni Yasasının 148/2 maddesi ile (4721 S. Türk Medeni Yasası md.182/2) "Çocuk kendisine tevdi edilmemiş olan taraf, kudretine göre onun infak ve terbiye masraflarına iştirak ile mükelleftir." hükmü getirilmiştir.
İştirak nafakasının miktarı takdir edilirken tarafların mali ve sosyal durumları ile çocuğun giderlerinin dikkate alınması gerekir.
Tarafların müşterek olan iki çocuklarının özel okulda okuduğu, anneleri olan davacının SSK'dan emekli olup 279.000.000 TL. aylık maaş aldığı anlaşılmaktadır.
Davalı taraf inşaat malzemeleri satış işine devam etmediği savunmasında bulunmuş ve vergi dairesinin cevabi yazısında davalının adı geçen işi 27.6.2000 gününde bıraktığı bildirilmiş ve ibraz edilen vergi levhasından davalının annesi olan Müberra Çarpılı'nın 8.6.2000 gününde inşaat malzemeleri satış işine başladığı açıklanmış ise de, davalı hakkında yaptırılan zabıta araştırmasıyla ilgili 26.1.2002 günlü tutanakta davalının inşaat malzemesi satışı yapılan işyerinin sahibi olduğu bildirilmiştir.
Mahkemece daha önce davalıya ilişkin olan işyerinin kapatılmasının ve aynı işyerinin davalının annesi adına vergi dairesine kaydının yapılmasının nafaka yükümlülüğünden kaçınmak için gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği üzerinde durulmadan hüküm kurulmuştur. O durumda davalının gelir durumu yeterince araştırılarak çocukların ihtiyaçları da göz önünde bulundurulup tarafların mali ve sosyal durumlarına uygun nafakanın hüküm altına alınması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 20.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy