(4721 S. K. m. 683, 756)
Dava: Dava dilekçesinde suya müdahalenin men'i istenilmiştir. Mahkemece davanın su tahsis kararı bulunduğundan idari yargı görevli olduğundan görevsizlik cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada; davacı köylerin 24.11.2000 tarihli protokol ile kurulan su düzeni gereğince kendilerine verilen sudan yararlanmasına davalı köyün engel olduğundan bahisle bu yoldaki çekişmenin ve davalının suya müdahalesinin önlenmesi istenmiş, mahkemece; 24.11.2000 tarihli protokol gereğince davaya konu suların dava dışı Ödemiş İlçesine içme suyu olarak tahsis edildiği bu nedenle davanın idari yargı da açılması gerektiği belirtilerek mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
Dosyada delil olarak bulunan 24.11.2000 tarihli protokol ile tarafların ve dava dışı kişilerin katılımıyla genel su niteliğindeki pıtrak ve su çıktı kaynaklarının nasıl kullanılacağına dair kendi aralarında su düzeni kurulmuştur. Bu protokol bir tahsis kararı değildir. Kaldı ki; protokoldeki suyun nasıl kullanılacağına ilişkin düzenlemeye davacıların bir itirazı yoktur. Suyun tahsisi ancak yetkili idari makamlarca verilmiş bir tahsis kararı ile mümkündür ve tahsis kararı iptal edilmediği sürece geçerlidir. Tahsis kararı varsa sudan doğacak ihtilafların idari yargı yoluyla, tahsis kararı yoksa adli yargı yoluyla halli gerekir. Ancak; tahsis kararı ile tahsis edilen suya bir müdahale olursa bu durumda adli yargı görevlidir.
O halde yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı mahkemece 24.11.2000 tarihli protokolü yetkili idari makamlarca düzenlenmediği için tahsis kararı olmadığı, sadece protokol gereği verilen suyun kullanımının engellendiğinden müdahalenin meni istendiği gözetilerek, işin esasına girilerek toplanacak taraf delilleri çerçevesinde varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince bozulmasına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy