(4721 S. K. m. 175) (818 S. K. m. 101)
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü.
Davacı tarafın temyiz itirazlarının reddine,
Davalının temyiz itirazlarına gelince;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasal gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, nafaka hükmü hakimin takdirine bağlı olup, dava gününde muayyen ve muaccel değildir. Bu nedenle dava gününden itibaren temerrüd faizine hükmedilemez.
BK.nun 101. maddesine göre; muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrid olur. Ne var ki, ilama dayanan ve icra takibinin konusunu teşkil eden nafaka alacağının hüküm gününde muaccel hale geldiği kuşkusuzdur. Artık borçluya hükmolunmuş alacak miktarını ödemesi için ayrıca bir süre verilmesine, binnetice ihtara gerek kalmamaktadır. Alacaklı her an talep hakkına haizdir. Bu halde davacı nafaka alacaklısı karar (hüküm) gününden itibaren temerrüd faizi isteyebilir. Mahkemece, açıklanan hususlar nazara alınmaksızın hükmolunan nafakaya dava gününden itibaren faiz yürütülmesi doğru değilse de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm kısmındaki Dava gününden itibaren kanuni faiziyle birlikte ifadesinin çıkarılarak yerine işlemiş nafaka farkı alacağına karar gününden (06.03.2003) itibaren yürütülecek kanuni faizi ile birlikte sözlerinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 02.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy