(1086 S. K. m. 73, 445, 447, 448, 453, 454)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, davalı kocanın alacaklılarından mal kaçırmak ve borcunu ödememek için diğer davalı eşi ile (mahkemeyi hile ile yanıltarak) boşanma ve ayrıca maddi gücünün çok üzerinde bir nafakayı da kabul ederek aleyhine nafaka hükmü verilmesini sağladığı, bu nedenle Konya-Ereğli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 6.2.2002 gün, 50/25 sayılı ilamında yer alan nafaka hükmünün muhakemenin iadesi yoluyla kaldırılması, olmadığı takdirde hakkaniyete uygun makul bir düzeye indirilmesi istenilmiş; mahkemece, dosya üzerinde inceleme yapılarak şartların oluşmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
HUMK'nun 73. maddesine göre: Kanunun gösterdiği istisnalar haricinde hakim her iki tarafı istima veyahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere tevfikan davet etmedikçe hükmünü veremez. Aynı şekilde 23.5.1956 gün 8/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme karan uyarınca da; yargılamanın yenilenmesi davaları, ilgili yanlar yeniden usulüne uygun olarak davet edilip (taraf teşkili sağlanmak) suretiyle karara bağlanması gerekir.
Mahkemece, taraflar usulüne uygun olarak çağrılıp, taraf teşkili sağlanmadan ve dolayısıyla duruşma yapılmaksızın evrak üzerinde karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Ayrıca dava dilekçesi ile açılacak yargılamanın iadesi davasında (HUMK. mad. 448), davacının karşı tarafın zarar ve ziyanı ödeyeceğine dair mahkemece takdir olunacak teminatı göstermesi zorunludur. (HUMK mad. 453) Bundan sonra mahkemece, genel dava şartlarından başka, yargılamanın iadesi davasının süresi içinde (HUMK mad. 447) açılıp açılmadığı ve kanunda yazılı (HUMK mad. 445) bir yargılamanın iadesi sebebinin bulunup bulunmadığı hususlarının kendiliğinden araştırılması gerekir. Bu şartlardan birinin dahi gerçekleşmediği anlaşılırsa iade-i muhakeme istemi dinlenebilir olmadığından reddedilip davacı taraf para cezasına mahkum edilmelidir (HUMK mad. 454).
Bütün bu yasal düzenlemeler gözetildiğinde, mahkemenin davayı genel dava şartları, süre, teminat ve sebep yönünden de incelemediği ve davanın reddine karar verildiği halde para cezasına da hükmedildiği görülmüştür.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 21.01.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy