(4721 S. K. m. 176/son)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, aylık 70 milyon lira olan yoksulluk nafakasının, artırılarak aylık 150 milyon liraya çıkartılması istenilmiş, mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; dava tarihinden itibaren aylık nafakanın 100 milyon liraya çıkartılmasına, talep bulunduğundan 10.12.2003 tarihi itibariyle aylık 130 milyon lira, 10.12.2004 tarihi itibariyle aylık 160 milyon lira, 10.12.2005 tarihi itibariyle de 200 milyon lira olarak ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 176/son maddesinde "Hâkim, istem halinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir" hükmü getirilmiştir.
Nafakanın, gelecek yıllarda da artırım oranının belirlenmesinde ki amaç; ekonomik ve mali açıdan güçsüz olan nafaka alacaklılarının her yıl masraf ve emek sarfı suretiyle artırım davaları açmalarını önlemek ve bu nedenle doğabilecek mağduriyetlerini gidermektir.
Mahkemece, talep bulunduğundan, gelecek yıllar için artırım miktarı belirtilmiş ise de; tarafların gelecek yıllardaki ekonomik durumlarında meydana gelebilecek değişikliğin asgari olarak; paranın satın alma gücündeki azalma ( enflasyon ) oranında artırım olarak yorumlanması gerekir. Ülke ekonomisindeki dalgalanmalar gözetilmeden, gelecek yıllar için artırımın sabitlenmesi doğru görülmemiştir. Günün ekonomik koşulları, paranın alım gücü dikkate alındığında; hükmedilen nafaka miktarına gelecek yıllar için yapılacak artışın; T.E.F.Endeksindeki artış oranında ( %65'i geçmemek kaydı ile ) yapılması gerekir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 9.6.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy