(4721 S. K. m. 175, 176 ) (743 S. K. m. 144, 145)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Dava dilekçesinde boşanma sırasında davalı lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının davalının öğretmen olarak çalıştığı iddia edilerek kaldırılması talep edilmiş davalı boşanma sırasında da öğretmen olarak çalıştığını ileri sürerek davanın reddini savunmuş mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiştir.
Medeni Kanunun 144. maddesinde boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşin kusuru daha ağır olmamak kaydıyla geçimi için diğer eşten süresiz olarak nafaka isteyebileceği hükmü (4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 175); 145/3. maddesinde de yoksulluğun ortadan kalkması halinde nafakanın kalkacağı hükmü getirilmiştir. (4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 176/3)
Tarafların Ankara 27. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/195-190 sayılı dava dosyası ile anlaşmalı olarak boşandıkları ve davalı yararına 50.000.000 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiği anlaşılmaktadır. Ancak o dava sırasında davalının çalışıp çalışmadığı hususunda dosyada bir belge bulunmamaktadır.
Yasamızda yoksulluğun tanımı yapılmamıştır. Yerleşmiş Yargıtay kararlarında giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların yoksul sayılacağı kabul edilmektedir.
Davalı boşanma davası sırasında da çalıştığını beyan ettiği halde bu husus araştırılmamıştır. Davalı boşanma davası sırasında da öğretmen olarak çalışmakta ise, taraflar davalının almakta olduğu maaş ve 50.000.000 TL nafaka ile yoksulluktan kurtulacağını kararlaştırmış olduklarından davanın reddi gerekir. Ancak davalı boşanma davasından sonra çalışmaya başlamış ise bu durumda şimdi olduğu gibi davanın kabulü yönünde karar verilmesi gerekir.
Mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.07.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy