(4721 S. K. m. 683)
Dava: Dava dilekçesinde 63.107.500.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, 37.250.666.569 lira ecrimisil bedelinin dava tarihi olan 6.2.2002 gününden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davada, davacıların paydaşı bulunduğu taşınmazların, davalı Belediye tarafından işgal edildiği ileri sürülerek; 30.1.1997 tarihinden itibaren işgalin bırakıldığı tarihe kadar geçen süre için, tahakkuk eden 63.107.500.000 TL ecrimisil bedelinin faizi ile tahsili istenilmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 37.250.666.569 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Davacıların paydaşı bulunduğu arsaların davalı Belediye tarafından kamulaştırma yapılmaksızın işgal edildiği konusunda bir uyuşmazlık yoktur. Dava konusu taşınmazların, toplam: 2.059 m2 alanında olup, davalı Belediye tarafından bir kısmının yol, kaldırım ve bir kısmının çocuk bahçesi olarak kullanılmak üzere işgal edildiği yönünde de uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ecrimisil miktarının hesaplanması yöntemi ve biçimi noktasındadır.
Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda; taşınmazın, boş arsa olarak açık otopark, karpuz, odun-kömür satış yeri, tek katlı geçici portatif kapalı yerler yapılarak alışveriş yeri, büfe, çay bahçesi ve kapalı spor sahası olarak kullanılabileceği açıklanmış, 1997 yılında aylık 400.000.000 TL getirebileceği belirtilerek, diğer yıllar için Toptan Eşya Fiyat Endeksi artış oranında artırılarak nihayet 2001 yılında aylık 2.740.929.165 TL kira getirebileceğinden söz edilerek, hiçbir dayanak gösterilmeden, emsal kira sözleşmesi dahi incelenmeden genel ifadelerle davacıların uğradığı zarar (gelir kaybı) hesap edilmiş, mahkemece de bilirkişilerce hesap edilen miktar üzerinden ecrimisile hükmedilmiştir.
Yeterli incelemeyi içermeyen bilirkişi raporu hükme dayanak yapılamaz.
Bilirkişi raporunda; 2059 m2 alanında bir arsanın işgali nedeniyle 2001 yılında aylık 2.740.929.165 TL (yıllık 32.891.149.980 TL) gibi yüksek gelir getirisinin nedenleri üzerinde durulmamıştır.
Davacılar, aynı yerdeki benzer arsaların bu denli yüksek gelir getirebileceğini kanıtlayabilecek emsal kira sözleşmeleri sunmamışlar, işgal öncesi ne suretle kullanıldığını, gelir sağlandığını açıklamamışlar, bilirkişilerce de; bu yönde bir inceleme yapılıp, benzer arsalara ilişkin emsal sözleşmeler temin edilerek karşılaştırma yapılarak, taşınmazın halı saha, otopark, büfe, karpuz, odun-kömür deposu olarak işgal öncesinde kullanılıp kullanılmadığı saptanmamış, bu şekilde kullanılmasının mutad olduğuna ilişkin bir yargıya ulaşılabilecek kanaat verici bir düşüncede ortaya konulamamıştır.
Davacı tarafça, taşınmazın niteliğine göre; halı saha, otopark vs. olarak kullanılamamasından doğan gelir kaybının kanıtlanamaması halinde, bilirkişilerce, asgari zararın (ecrimisilin) hesabı; arsa kirası olarak düşünülüp benzer yerlerin kira sözleşmeleri, rayiç değeri ve hakkaniyet gözetilerek yapılmalıdır.
Mahkemece, tarafların delilleri sorulup, aynı yerde yukarıda açıklanan şekilde kullanılan arsa var ise, bunlara ilişkin emsal kira sözleşmeleri getirtilerek incelenmeli, işgal öncesi ne suretle gelir sağladığı saptanmalı, taşınmazın bulunduğu yerdeki arsaların halı saha, otopark, karpuz vs. satış yeri olarak kullanılmasının yaygın, mutad olup olmadığı araştırılmalı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda ecrimisil miktarı hesaplanmalıdır. Eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de; davacıların payları belirlenip, payları oranında ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, davalıdan alınıp davacılara verilmesi şeklinde hüküm kurulması da doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.07.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy