(1086 S. K. m. 428)
Dava: Dava dilekçesinde 30.000.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 21.840.000.000 liranın tahsiline dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalılar vekili tarafından istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalılar Vek. Av. N. İ. ile M. A. geldi. Aleyhine temyiz olunan davacı Vek. Av. H. I. vs. gelmediler. Evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda bazı eksikliklerin ikmali için dosya mahalline geri çevrildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, davalılardan N. İ.'den satın almış olduğu ancak teslim almadığı taşınmaz için davalılar hakkında açmış olduğu men'i müdahale ve ecrimisil davasının kabul edildiğini ileri sürerek, önceki davada hükme bağlanan dönemi takip eden 13 ay için 30.000.000.000 lira ecrimisil talep etmiş; mahkemece davanın 21.840.000.000 liralık kısmının kabulü cihetine gidilmiştir.
Davalı N. nizalı taşınmazı, diğer davalının eşi olan O. A.'dan tapuda devrini aldığını, taşınmazı hiç kullanmadan yine O. A.'ın talimatı ile davacı M. D. D.'ye devrettiğini, kendisinin nizalı taşınmazı kullanmadığını savunarak, hakkındaki davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Dava konusu taşınmaz davalı N. İ. adına kayıtlı iken 28.4.1999 tarihinde davacıya satışının yapıldığı, davacının davalılar N. İ. ile D. A. hakkında açmış olduğu men'i müdahale ve ecrimisil davasının (29.4.1999-12.10.2000 dönemi için) kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Ecrimisil kötü niyetli şagilin ödemekle sorumlu olduğu tazminat miktarıdır. Mahkemece ecrimisile hükmedilebilmesi için davalının kullanımının varlığı ile bu kullanımın kötü niyetli olduğunun davacı tarafından kanıtlanması gerekir. Bu iki hususun ispatlanması halinde ecrimisile hükmedilebilir.
Davacı, davalılardan D. A.'ın eşi O. A. hakkında yapmış olduğu şikayet sebebiyle Kadıköy Cumhuriyet Savcılığına verdiği 28.5.2001 tarihli ifadesinde, kendisinin O. A.'da olan alacağına karşılık nizalı taşınmazı devraldığını bu devirden sonra evin tahliyesi için davalı D. A. ile görüştüğünü ancak D.'in tahliyeyi kabul etmemesi üzerine men'i müdahale ve ecrimisil davası açtığını beyan etmiştir. Ayrıca, şimdiki davanın yargılaması sırasında davalı tarafından kendisine yöneltilen yemini eda sırasında, dava konusu taşınmazı davalı N. İ.'in kullanmadığını ifade etmiştir.
Davacı tarafın bu beyanları ile dosyada bulunan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davalı N.'ın, diğer davalı D.'in eşi O. adına olan daireyi tapuda devrini aldığı daha sonra yine O.'ın istemi gibi davacıya devrettiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davalı N. hakkında da daha önce açılan davada müdahalenin men'i kararı verilmiş ise de, (o davada davalı tarafından iade-i muhakeme talebinde bulunulmuş ve yargılaması devam etmektedir.) Davacının gerek bu davanın yargılaması sırasında gerekse Cumhuriyet Savcılığına verdiği ifade de taşınmazı kullananın davalı D. olduğunu beyan etmiş olması karşısında davacıdan N.'a karşı dava açmasının nedenleri açıklattırılmadan ve bu davalının taşınmazı kullanımına ilişkin olarak davacıdan delilleri sorulmadan, hüküm altına alınan ecrimisilden bu davalının da sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için dava tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 275.000.000 lira vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine, 17.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy